top of page

Libido ve Zevk





Temel düzeyde konuyu ele alınca kulağa epey hayvani geliyor. Zaten de öyle. Medeniyet dediğimiz şey aslında tam olarak bu. Hayvani dürtülerimizi ve içgüdülerimizi bir kenara bırakarak diğer değişkeleri gözettiğimiz bir hayat tarzını seçmemiz.


Öte yandan hayattaki tüm dürtülerimiz, tüm kararlarımız, tüm hislerimiz, tüm seçimlerimiz ve arzularımız cinsellikle ilişkili. Modern psikoloji kuramının işaret ettiği budur. Bugünkü akademik söylem bu yönde. Elbetteki katılmayanlar, karşı çıkanlar veya şüphe ile bakanlar da var. En bilinen Freud ya da Lacan olsa da farklı ekoller de var. Alfred Adler gibi güçlü isimler var. Nedeni çok basit, hayatta kalmak. Biz tabiattaki en üstün varlık değiliz. Belki de en aciz varlığız. Çünkü ölümü düşünme ve ölümü sorgulama ayrıcalığımız var. Oysaki hayvanlarda ve diğer canlılarda bu yok. Hayvanlarda yalnızca ölümü idrak etme var. Bir hayvan sadece bir diğer hayvanın ölüp ölmediğini anlayabilir. Hepsi bu. Ölümün kendisini sorgulayamaz ya da onu geciktirmek için herhangi bir çaba gösteremez.


Oysaki insan öyle değil. Biz ölümün bizi bekleyen tek gerçek olduğunu biliyoruz. Hayvanlardaki biyolojik yeti bizde de var: türün devam etmesi gerekliliği. Fakat biz bunun farkındayız. Hayvanlar farkında değil. Biz içgüdülerimizin farkına varabiliyoruz, onlar üzerine düşünüp kararlar verebiliyoruz. Ölüm karşısında yapabileceğim tek şey çocuk sahibi olmak. Türümüzü ve kendimizi devam ettirebilmenin tek yolu şu an için bu. Türün devamı da epey biyolojik ve evrimsel bir süreç. İşte her şeyin cinsellikle ilişkili olduğu nokta burası. Her şey buradan başlıyor. Sen bitter çikolata seviyorsundur ben ise sütlü. Bu epey önemsiz ve sıradan bir ayrıntı gibi gözükse bile aslında çok temelde, epey geriye gittiğimizde bu farkın oluşmasındaki sebep cinsel arzulardır. Anlatmak istediğim şey, apaçık cinselliği içeren bir karar ile uzaktan yakından cinsellikle alakası olmayan bir karar aslında ilişki içinde. Cinsellik her şeyi etkiliyor.


Orgazm dediğimiz de aslında şu değil mi: hala ölüm karşısında canlılığı devam ettirebilecek kadar güçlü olduğumu hissediyorum.


Her ne kadar libido ve cinsel zevki hemen birbiriyle ilişkilendirsek de, Freud için zevk daha da öteye gider. Mesela, susadıktan sonra su içtiğimizde zevk almıyor muyuz? Lezzetli bir tatlıyı tattığımızda zevk hissetmiyor muyuz? Peki ya kışın dumanı tüten bir kahve ile içimizi ısındığımızda? Hatta temiz havayı solurken?


Freud için bu, libido"nun id, ego ve süperego olarak tanımladığı şeyde var olduğu fikrini doğrulamıştır.


İd, zevk prensibinin bulunduğu yerdir, anında zevk olarak tanımladığımız şeydir. Psikolojimizin bilinçsizce bizi sevince doğru yönlendirdiği bir parçası. Örneğin, susadım: Soğuk bir bira bulacağım.


Aksine, ego libidonun enerjisini sınırlar. Gerçeği hesaba katarken zevk almaktan sorumludur. Bu noktada, toplum kurallarının yanı sıra çevremiz devreye girer. Önceki örnekle devam ediyorum, bir bira isteyebilirim, ama belki de alkolsüz bir içecek seçiyorum çünkü araba kullanmam gerek.


Son olarak, süperego egoya benzer, ancak ahlaka büyük önem vermektedir. Toplumun norm ve değerlerini içselleştirmiştir. Başkalarıyla iletişim ve etkileşim yoluyla öğrendiğimiz kurallardır.


Örneğimize dönersek, bira içmekten suçlu hissedebilirim çünkü bir sosyal ortamın dışında alkol içmek, toplum tarafından kınanan bir şeydir . İçselleştirilmiş vizyon yüzünden kendimi suçlu hissediyorum.


Sigmund Freud, temel insan işlevini açıklamak için akla dair belirli bir yapı oluşturdu. Bu yapı üç unsurdan oluşur: id, ego ve süperego.


Psiko-cinsel gelişimin aşamaları


Freud için libido, insan gelişiminin farklı aşamalarında da mevcuttur. Bununla birlikte, her aşamada farklıdır. Yani libido, bir kişinin kendi gelişiminde nerede olduğuna bağlı olarak farklı şekillerde ifade edilir.


• Oral dönem: zevk ağız yoluyla elde edilir


• Anal dönem: sfinkter ve defekasyon kontrol edilir, zevk ve cinselliğe bağlı aktivite


• Phallik dönem: ürettiği hoş his sayesinde idrar yaparken zevk elde edilir.


• Gizlilik dönemi: cinsellikle ilgili olarak tevazu ve utanma ortaya çıkar.


• Genital dönem: ergenlik ve cinsel olgunluğun gelişi


Bununla birlikte, Freud"a göre, libido bazen durağanlaşır. Yani doğal akışla birlikte gitmez. Bu, ilerlemeyi engelleyen bir tür sabitleme olduğunda oluşur.


Örneğin,ağız döneminde ağızdan aldığımız hazza tutunursak, onu geride bırakmak ve bir sonraki aşamaya bütünüyle girmek zor olacaktır.


“Nesne-libidonun bu şekilde gerçekleşen narsisist libidoya dönüşmesi, açık bir şekilde cinsel amaçların terk edilmesini, bir deseksüasyonun – bir tür teslim olma anlamına gelir.”

– Sigmund Freud


Sonuç olarak baktığımızda,Freud libidoyu bizim gibi algılamıyordu. Onun için sadece cinsel zevk alma arzusu anlamında değildi. Bu zevk, hayatımızın diğer alanlarında da gizliydi ve psiko-cinsel gelişmemizin aşamalarından geçerken de ilerliyordu.



Comments


Post: Blog2_Post

Abone Ol!

*Bültene ücretsiz abone olarak yazılardan anında haberdar olabilirsiniz.

Teşekkürler.

bottom of page