top of page

Pygmalion Efekti: Kendi Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Pygmalion etkisi veya Rosenthal etkisi, yüksek beklentilerin belirli bir alanda gelişmiş performansa yol açtığı psikolojik bir fenomendir. Etki(efekt), adını, yontduğu bir heykele aşık olan veya alternatif olarak psikolog Robert Rosenthal'ın adını taşıyan bir heykeltıraş olan Pygmalion'un Yunan efsanesinden alıyor.

Pygmalion efekti, yüksek beklentilerin yüksek performansa öncülük ettiği bir fenomendir. Bu olay en iyi bir başkasının yetenekleri hakkındaki inançlarımızın diğer kişiye yönelik eylemlerimizi etkilediği bir çember tarafından anlaşılabilir. Bu olay, diğer insanların kendileri inançlarını da etkiler. Kendileri inançları da diğerlerlerinin bize olan hareketlerini etkiler. Ve bu da bizim ona olan inançlarımızı sağlamlaştırmış olur. Ve bu böyle gider.


Oyun boyunca %100 eforla oynar. Joe ise oynamaktan eskisi kadar zevk almaz ve oyunlara tam efor sarf etmez. Bazi antremanlari kaçırmaya baslar. Sizin Chris hakkındaki düşüncelerinizden dolayı Chris oynarken onun ne kadar zevk aldığını , ne kadar sıkı calıştığını ve hızlıca performarsindaki gelismeyi gözlemlersiniz. Joe cok motive degilmiş gidibir, yetenekleri gelişmez ve kendini daha az göstermeye baslar. Bunu basta görmüştünüz. Tanrıya sükür icgüdüleriniz doğruymuş!


Pygmelion efekt aynı zamanda Roberr Rosenthal'in Harvard'da yaptığı arastırmadan dolayı Rosenthal deneyi olarak bilinir. İlk çalışma başlarında koçla eşliğinde farelerle labirent deneyi yapıldı. Farelerin yapısının aşırı zeki olduğu ve özellikle eğitildiği söylenirken diğer grubun aptal olduğu söylendi. Ama aslında fareler her yönden eşitlerdi. Deney boyunca bir sekilde "akıllı" fareler "aptal" farelerden daha iyi performans sergilediler. Bu koçların beklentilerinin fareler üstünde bile etkili olduğunu gösterdi.





Rosenthal, Pygmalion'u daha sonra bir okul çalısmasında Lenore Jacobson ile yaptı: okul yılının başlarında ilkokul öğretmenlerine bir grup yeni öğrencilerin aşırı yetenekli ve potansiyel sahibi olduğunu söyledi. Bu bilgi aslında rasgele , ortalama zekaya sahip öğrenciler için söylenmişti. Tüm öğrencilere önceden IQ testi yapılmıştı. Sene sonunda IQ testlerinde , sınıfın geri kalanına kıyasla daha yetenekli olduğu söylenen öğrencilerin performanslarında önemli derecede artış görüldü. Koçluk sisteminin buradaki önemi ve işlevide oldukça önemlidir. Koçlarla(danışamanlarla) çalışan insanların hayatlarında gözle görülür derecede iyileşme olduğunu söyleyebiliriz. Rosenthal şu sonuca vardı: "Birilerinde belirli beklentilerimiz olduğunda, onların bunu başarması daha mümkün kılınıyor." Bu teori hakkında ne düsünüyorsunuz? Bu dogruysa kendimizi başarıya giden yolda gelecek negatifliklerden korumanın bir yolu var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?


Danışmanlık için lütfen Nurdan Yılmaz'la iletişime geçmekten çekinmeyin.


Gestalt Psikolojisi okumak için tıklayın.

Comments


Post: Blog2_Post

Abone Ol!

*Bültene ücretsiz abone olarak yazılardan anında haberdar olabilirsiniz.

Teşekkürler.

bottom of page